Topkapı Sarayı’nın birinci avlusunda bulunan tarihi Darphane-i Amire yerleşkesi, kapsamlı restorasyon ve ihya çalışmalarının tamamlanmasının ardından düzenlenen törenle yeniden ziyarete açıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı törende, tarihi yerleşkenin müze olarak hizmet verecek yeni bölümleri tanıtıldı.
Açılışta konuşan Erdoğan, restorasyon çalışmalarında emeği geçenlere teşekkür ederek İstanbul’un, Türkiye’nin ve milletin kültürel mirasının korunmasının önemini vurguladı. Tarih, mimari, sanat ve edebiyat alanlarında zengin bir birikime sahip olunduğunu belirten Erdoğan, bu mirasın gelecek nesillere aktarılması gerektiğini söyledi.
Topkapı Sarayı’nın müze koleksiyonu genişliyor
Darphane-i Amire yerleşkesinde 17 bin metrekarelik alana yayılan 7 yapı ve 46 salon, 5 farklı müze olarak düzenlendi. Topkapı Sarayı envanterindeki 10 bin 500 eser, yeni müzelerle birlikte ilk kez ziyaretçilerin karşısına çıkacak.
Sarayın diğer bölümlerinde sergilenen 7 bin 500 eserle birlikte Topkapı Sarayı’nın koleksiyonunun daha geniş bir bölümünün ziyaretçiler tarafından görülmesi sağlanacak. Erdoğan, bu çalışmalarla Topkapı Sarayı’nın dünya müzeleri arasında özel bir konuma ulaşacağını ifade etti.
Yerleşkede ayrıca Osmanlı coğrafyasını gösteren yaklaşık 200 haritanın sergileneceği harita müzesi de bulunacak. Yıldız albümleri başta olmak üzere 800 binden fazla yazılı ve görsel kaynağın dijital ortamda bir araya getirildiği Milli Saraylar Araştırma Merkezi ise araştırmacı ve akademisyenlere hizmet verecek.
Hüsnühat ve askeri tarih koleksiyonları sergilenecek
Yeni müzeler arasında hüsnühat eserlerine ayrılan bölüm de yer alıyor. Daha önce depolarda muhafaza edilen 2 binden fazla hat eseri, 12 salonda ilk kez ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. Koleksiyonda Ahmet Karahisari, Şeyh Hamdullah, Hafız Osman, Mehmet Tahir Efendi ve Sami Efendi gibi önemli hattatların eserleri bulunacak.
Darphane ve Endüstri Araştırmaları Müzesi’nde ise Darphane-i Amire’nin geçmişini yansıtan üretim araçlarıyla yaklaşık 500 endüstri aracı sergilenecek.
İshayı Hümayun Müzesi olarak düzenlenen iki binada, 7’nci yüzyıldan 20’nci yüzyıla kadar uzanan dönemlere ait 2 bin 500’den fazla askeri teçhizat yer alacak. Ok, kılıç, mızrak, kalkan, zırh ve miğferlerin yanı sıra Fatih Sultan Mehmet’in kılıcı ve zırhlı gömleği de koleksiyonda ziyaretçilerle buluşacak.
Osmanlı döneminde kurulan ilk silah müzesinin de aynı avluda bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, Silah-ı Hümayun Müzesi ile askeri teknolojinin tarihsel gelişiminin de ziyaretçilere aktarılacağını belirtti.
Saray porselenleri ve yazma eserler de görülebilecek
Saray Porselenleri Müzesi’nde Çin, Japonya, İran, İngiltere, Vietnam, Fransa ve Rusya’da üretilen porselenlerin yanı sıra Yaldız Porselen Sarayı fabrikasının eserleri sergilenecek.
Topkapı Sarayı Yazma Eserler Kütüphanesi’nin de Darphane-i Amire yerleşkesinde oluşturulması planlanıyor. Enderun avlusundaki Ağalar Camii’nde muhafaza edilen yazma ve matbu eser koleksiyonunun daha güvenli üç binaya taşınması hedefleniyor.
Kütüphanede Fatih Sultan Mehmet’in şahsi kütüphanesi, Osmanlı kitap sanatının seçkin minyatürleri, Kur’an-ı Kerim koleksiyonu ve çeşitli el yazması eserler yer alacak. Yerleşkedeki iki bina ise sanatçılara ve sivil toplum kuruluşlarına ayrılacak. Bu alanlarda geçici sergiler, konferanslar ve kültür-sanat etkinlikleri düzenlenecek.
Erdoğan’dan geçmişteki uygulamalara eleştiri
Konuşmasında kültürel mirasın korunmasının önemine değinen Erdoğan, geçmişte bazı tarihi yapıların farklı amaçlarla kullanıldığını belirterek Yıldız Sarayı’nın bir dönem gazino ve kumarhane olarak işletildiğini söyledi.
Tarihi camilerin ve el yazması eserlerin geçmişte uygun olmayan uygulamalara maruz kaldığını ifade eden Erdoğan, kültürel değerlerin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini vurguladı.
Erdoğan, Darphane-i Amire’deki restorasyon çalışmaları başladığında kendisine yönelik eleştiriler yapıldığını belirterek, yerleşkenin kişisel ofis veya saray olarak kullanılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu. Tamamlanan projeyle tarihi alanın müzeler bölgesine dönüştürüldüğünü kaydetti.
Ayasofya ve İstanbul’daki kültür projelerini anlattı
İstanbul’daki kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmalardan da söz eden Erdoğan, Haydarpaşa ve Sirkeci garlarının kültür ve sanat alanlarına dönüştürülmesi için çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.
İstanbul Arkeoloji Müzeleri bünyesindeki Eski Şark Eserleri Müzesi ve Çinili Köşk’te yenileme çalışmalarının tamamlandığını hatırlatan Erdoğan, Topkapı Sarayı’nda daha önce ziyarete kapalı olan birçok yapının da ziyaretçilere açıldığını söyledi.
Fatih Köşkü, Seferli Koğuşu, Mukaddes Emanetler Dairesi, Hazine Koğuşu ve Mecidiye Köşkü’nün ziyaretçilerle buluşturulduğunu aktaran Erdoğan, Topkapı Sarayı Saat Müzesi ile Kadın Efendiler Taşlığı’nın açılışlarına da değindi. Dolmabahçe Sarayı Resim Müzesi, Beykoz Cam ve Billur Müzesi ve Çamlıca Camii Külliyesi’ndeki İslam Medeniyetleri Müzesi’nin de kültürel mirasın tanıtımına katkı sunduğunu ifade etti.
Erdoğan, Ayasofya’nın 2020 yılında yeniden cami olarak ibadete açılmasını da konuşmasında gündeme getirdi.
Edirne Sarayı yeniden ayağa kaldırılacak
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının son bölümünde Osmanlı tarihinin önemli yapılarından Edirne Sarayı’na yönelik çalışmaları açıkladı. Fatih Sultan Mehmet tarafından inşa ettirilen ve yaklaşık 300 yıl boyunca padişahlar tarafından Topkapı Sarayı ile birlikte kullanılan sarayın yeniden ihya edildiğini belirtti.
Erdoğan, Edirne Sarayı’nın gelecek yıl tamamlanmasının hedeflendiğini ifade ederek, yapının Türkiye’nin önemli tarihi eserlerinden biri olarak kültür mirasındaki yerini alacağını söyledi.
0 Yorum
Henüz onaylı yorum yok.