Anadolu'da miras paylaşımlarında sıkça başvurulan "ölünceye kadar bakma sözleşmesi", Yargıtay'ın emsal kararıyla yeniden gündeme geldi.
İddiaya göre eşi hayatını kaybettikten sonra yalnız kalan dede, kendisine ömür boyu bakması karşılığında bir arsasındaki payını torununa devretti. Ancak ilerleyen süreçte torununun sözleşmede üstlendiği bakım yükümlülüklerini yerine getirmediğini öne sürdü.
"Bayramda bile ziyaretime gelmedi"
Dede, torununun kendisiyle ilgilenmediğini, yemeklerini yapmadığını ve bayramlarda dahi ziyaretine gelmediğini iddia etti. Hastalandığında hastaneye kaldırıldığını ancak torununun kendisini ziyaret etmediğini ve arayıp sormadığını ileri süren dede, sözleşmenin feshi ile torununun adına kayıtlı taşınmaz payının iptal edilerek yeniden kendi adına tescil edilmesi talebiyle dava açtı.
Yıllar süren hukuk mücadelesi
İlk derece mahkemesi dedeyi haklı bulurken, dosyanın istinafa taşınmasının ardından Bölge Adliye Mahkemesi de davanın kabulüne karar verdi. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin önüne geldi. Daire, Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozdu. Ancak dosyayı yeniden değerlendiren BAM, önceki kararında direndi. Bunun üzerine dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na taşındı.
Yargıtay'dan emsal nitelikte karar
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, oy birliğiyle aldığı kararla dedeyi haklı buldu. Kurul, bakım yükümlülüğünün yalnızca maddi ihtiyaçların karşılanmasından ibaret olmadığına dikkat çekti. Kararda, aksi kararlaştırılmadığı sürece bakım borçlusunun; bakım alacaklısına uygun bir yaşam ortamı sağlaması, beslenme ve giyinme ihtiyaçlarını karşılaması, hastalık halinde tedavisiyle ilgilenmesi ve manevi açıdan gerekli yardım ve desteği sunması gerektiği belirtildi.
Manevi destek de bakım yükümlülüğünün parçası
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapılan kişinin sözleşme imzalandığı sırada özel bakıma muhtaç olmasının şart olmadığını vurguladı. Kararda, sözleşme kapsamında bakım borcunun içeriğinin kişinin yaşamı boyunca ortaya çıkabilecek şartlara göre şekilleneceği belirtildi. Somut olayda ise tanık beyanlarına göre dedenin beklediği manevi desteğin torunu tarafından sağlanmadığı sonucuna varıldı.
Yargıtay, bu gerekçelerle tapu iptali ve tescil talebinin kabul edilmesi gerektiğine hükmetti. Böylece torunun adına kayıtlı taşınmaz payının iptal edilerek dedenin adına tescil edilmesinin önü açıldı.
0 Yorum
Henüz onaylı yorum yok.